• +90 266 376 12 50
  • +90 533 779 57 33
  • This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.
  • Hicaz nar diğer mayhoş nar çeşitlerine göre soğuğa toleransının fazla olması dolayısıyla da tercih şansını arttırmaktadır. Hicaz nar dikildiği yıl iyi bakım şartlarında ağaç başına 0.5-2 kgkadar verim yapabilse de genellikle geç çiçek açtığı için verim yok kabul edilebilir. 2.yılda 3-5 kg ,3.yılda 10-15 kg, 4. yılda 20-30 kg ,5.yılda 35-45 kg 6.yılda 50-60 kg, 7.yılda 70-80 kg, 8.yıldan itibaren 25 yaşına kadar 80-100 kg verim yapabilir.

    İklim İsteği

    Nar pek çok iklim koşullarında sorunsuz yetiştirilebilen bir meyvedir. Yetiştiriciliğinin yapılacağı bölgede yazların uzun ve sıcak, kışların ılık ve yağışlı olması uygundur. Narın soğuklama gereksinimi hemen hemen yok gibidir. Meyvelerini olgunlaştırabilmek için vejetasyon dönemi içinde yüksek bir sıcaklık toplamı ister.

    Nar, ülkemizin iklimi daha serin geçen bölgelerinde ( İç Anadolu gibi) Mayısta, oysa biraz daha sıcak geçen (Akdeniz gibi) bölgelerinde ise Nisanda çiçeklenmeye başlar. Çiçeklenme haziran ayına kadar sürmektedir.

    Toprak İsteği

    Nar, pek çok meyve ağacından daha geniş toprak çeşidine uyum gösterebilir. Derin, alüviyal topraklar nar yetiştiriciliği için en uygun topraklardır. Fakat kumlu, killi, kireçli topraklarda da yetiştirilir. Tuzluluğa orta derecede dayanıklıdır.

    Sulama

    Ülkemizde nar genellikle tava ve karık usulü ile sulanmaktadır. Nar yetiştiriciliğinde sulama açısından önerilen damla sulama yöntemidir.

    Gübreleme

    Bitkiye iyi yanmış çiftlik gübresi verilmelidir. İlk yıllarda ağaç başına 10-15 m3/ da, daha sonraki yıllarda 25-30 m3/ da çiftlik gübresi genel olarak önerilmektir. Bitkiye çiftlik gübresi, sonbahar-kış aylarında, bütün kök bölgesini kapatacak şekilde verilmeli ve çapa ile toprağa karıştırılmalıdır. Nar için yeşil gübreleme yapılması da yararlıdır. Genç nar ağacı her yıl ağaç başına yaklaşık 50-100 gr, yetişkin ağaç ise yaklaşık 225-450 gr saf azota gereksinim duyar. Genç bir bitkiye 20-40 g/ ağaç, verim çağındaki bitkiye ise 75-150 g/ağaç saf potasyum uygulaması yeterlidir.

    Budama

    Nar için budama uygulaması yapılmadığı durumda ağaç kuvvetli gelişir ve verime geç başlar. Bu nedenle ağaçlar uygun şekillerde budanmalıdır. Ağaçlar tek gövdeli ve çok gövdeli şekillerde budanabilir.

  • İpek yolunun Anadolu'dan geçtiği dönemlerde narenciye Hindistan'dan civarından gelen ticari bir üründü. Ümit burnun keşfedilmesiyle ticaret yolları değişmiş, Asya kıtasının avrupalı devletler tarafından sömürgeleştirilmesiyle portakal üretiminin tamamı Portekiz civarına yayılmıştır. Türkçe'ye "Portekiz'den gelen" anlamında, "Portakal" olarak girmiştir.

    Citrus sinensis'in meyvesine, "acı/ekşi portakal" olarak da anılan Citrus aurantium'un meyvesinden ayırabilmek için, "tatlı portakal" da denir.

    Türkiye'de Yetiştirildiği Yerler

    Güney Anadolu ve Doğu Karadeniz (Rize çevresi)ayrıca Kıyı Ege’nin güneyi, Akdeniz çevresinde ve sıcaklık ortalaması 23° ila -3 °C arasında olan yerlerde yetişen ağaçlardır. En kaliteli Washington cinsi portakal Antalya ili Finike ilçesinde yetiştirilmektedir. Finike Çavdır köyü portakalı, en iyi portakal ödülü almıştır.

    Kullanıldığı Yerler

    Kabuklarından portakal esansı, bu esanstan ise parfüm elde edilir. Gıda sanayisinde de bolca kullanır. Ayrıca ilaç sanayisinde de kullanılmaktadır.

  • Ağacı ora kuvvetli ve çok verimlidir. Meyve şekli köşeli yuvarlak olup kabuk ve dane rengi şeker pembe ve şıra rengi açık kırmızıdır. Ortalama meyve ağırlığı 290.1g, şıra randımanı %54.80 olup tatlı ve sert çekirdeklidir. Sahil bölgelerinde dikimi yaygın olup sofralık bir çeşittir.

    İklim İsteği

    Nar pek çok iklim koşullarında sorunsuz yetiştirilebilen bir meyvedir. Yetiştiriciliğinin yapılacağı bölgede yazların uzun ve sıcak, kışların ılık ve yağışlı olması uygundur.

    Toprak İsteği
    Nar, pek çok meyve ağacından daha geniş toprak çeşidine uyum gösterebilir. Derin, alüviyal topraklar nar yetiştiriciliği için en uygun topraklardır. Fakat kumlu, killi, kireçli topraklarda da yetiştirilir. Tuzluluğa orta derecede dayanıklıdır.

    Sulama
    Nar genellikle tava ve karık usulü ile sulanmaktadır. Nar yetiştiriciliğinde sulama açısından önerilen damla sulama yöntemidir.

    Gübreleme
    Bitkiye iyi yanmış çiftlik gübresi verilmelidir. İlk yıllarda ağaç başına 10-15 m3/ da, daha sonraki yıllarda 25-30 m3/ da çiftlik gübresi genel olarak önerilmektedir. Bitkiye çiftlik gübresi, sonbahar-kış aylarında, bütün kök bölgesini kapatacak şekilde verilmeli ve çapa ile toprağa karıştırılmalıdır.


    Budama
    Nar için budama uygulaması yapılmadığı durumda ağaç kuvvetli gelişir ve verime geç başlar. Bu nedenle ağaçlar uygun şekillerde budanmalıdır. Ağaçlar tek gövdeli ve çok gövdeli şekillerde budanabilir.

  • Kara dut (Morus nigra), dutgiller (Moraceae) familyasından 10-13 metreye kadar boylanabilen, Asya kıtasına özgü bir dut türü.

    Yapraklar 10-20 cmuzunluğunda ve 6-10 cmgenişliğinde, alt yüzeyi tüylü, üst yüzeyi pürüzlü ve kısa sert tüylüdür. Yenebilen meyveleri koyu mor ya da hemen hemen kara renkli, olgunlaşınca 2-3 cm uzunluğunda çok sayıda bileşik meyveden oluşur.

  • Keben narının yetiştirildiği bölge Mersin Silifke Bölgesidir.Tadı tatlı mayhoş arası olan bir nar çeşididir.Buyüklüğü 1-1,5 kgarasında sofralık bir çeşid olup aynı zamanda nar ekşisi muhteşem olmaktadır.33 N16 altında tescili yapılmıştır

    İklim İsteği

    Nar pek çok iklim koşullarında sorunsuz yetiştirilebilen bir meyvedir. Yetiştiriciliğinin yapılacağı bölgede yazların uzun ve sıcak, kışların ılık ve yağışlı olması uygundur. Narın soğuklama gereksinimi hemen hemen yok gibidir. Meyvelerini olgunlaştırabilmek için vejetasyon dönemi içinde yüksek bir sıcaklık toplamı ister. Nar, ülkemizin iklimi daha serin geçen bölgelerinde ( İç Anadolu gibi) Mayısta, oysa biraz daha sıcak geçen (Akdeniz gibi) bölgelerinde ise Nisanda çiçeklenmeye başlar. Çiçeklenme haziran ayına kadar sürmektedir.n

    Toprak İsteği

    Nar, pek çok meyve ağacından daha geniş toprak çeşidine uyum gösterebilir. Derin, alüviyal topraklar nar yetiştiriciliği için en uygun topraklardır. Fakat kumlu, killi, kireçli topraklarda da yetiştirilir. Tuzluluğa orta derecede dayanıklıdır.

    Sulama

    Ülkemizde nar genellikle tava ve karık usulü ile sulanmaktadır. Nar yetiştiriciliğinde sulama açısından önerilen damla sulama yöntemidir.

    Gübreleme

    Bitkiye iyi yanmış çiftlik gübresi verilmelidir.Ayrıca nar genel olarak ilk yıllarda ağaç başına yaklaşık 75-125 g, tam verim çağında ise 100-200 g saf fosfora gereksinim duyar. Fosforlu gübreler kış aylarında, taç izdüşümüne 20-30 cm derinlikte uygulanır.

    Budama

    Nar için budama uygulaması yapılmadığı durumda ağaç kuvvetli gelişir ve verime geç başlar. Bu nedenle ağaçlar uygun şekillerde budanmalıdır. Ağaçlar tek gövdeli ve çok gövdeli şekillerde budanabilir.

  • Böğürtlenler Anadolu'nun 1000 m' nin üzerinde hava ve toprak neminin sağlandığı yerlerde yoğun olarak yetiştiriciliği yapılmaktadır.

    Dikim Mesafesi :2-2,5 X 1,5-2 m

    Dekara Fidan sayısı :200-300adet

    Dekara verim :0,8-2 ton

    Ürüne başlama yaşı :2. yıl Ömrü

    Uzun Soğuklama isteği :800-1700 saat

    PH :6-

    İklim
    Genelde sıcak mutedil iklim bölgelerinde daha iyi sonuç vermektedir. Şeftali yetiştirilen bölgelerde böğürtlen yetiştiriciliği rahatlıkla yapılmaktadır. Böğürtlenlerin olgunlaşma döneminde kuru bir hava istenmez.

    Toprak
    Toprak olarak seçici değil ancak bitki, dinlenmiş, derin ve geçirgen toprak, yarı asit (pH 6-7) toprakları sevmektedir.
    Bunun yanında toprağın yeterli besin maddece zengin olması verim ve kalite bakımından olumlu yönde etkilemektedir.Standart temel gübreleme iyi yanmış çiftlik gübresi 4-5 t/da, Ancak bu gübrelemede toprağın verimliğine göre bu miktarları değişiklik göstermektedir.
    Böğürtlenler orta veya orta-küçük çalılardır ve özel bir toprak isteği göstermezler.

    Budama
    Diğer önemli uygulamada budama işlemidir. Kış budamasında kuruyan dallar kesildiği gibi gelişme döneminin daha sonraki yıllarında budama yapılmaktadır. 3. yıl içersinde yeşil budama yapılmaktadır. Haziran ayı içerisinde ince zayıf dallar kesilerek her taç da 4-5 ana dalın büyümesi sağlanır.

    Kış budamasında gelişmesi en iyi olan 4-5 yeni dal seçilerek diğerleri budamayla çıkarılır. Aynı zamanda ana dallar 190-195 cm yükseklikte bırakılır. Yan dalların ilk 40-45 cm leri kesilerek diğerleri 20-30 cm kısaltılır.

    Gübreleme
    Gübrelemede, bahçe toprağı analiz yaptırılarak gerekli gübreleme yapılmalıdır. Ancak analiz yapılmaması durumunda yıllık gübre ihtiyaçları;
    4 -10 kg saf azot karşılığı azotlu gübre,
    5 - 7 kg saf fosfor karşılığı fosforlu gübre,
    8 -12 kg saf potasyum karşılığı potasyumlu gübre verilir.

    Sulama
    Karık, yağmurlama veya damla sulama şeklinde yapılır. Ancak hasat döneminde yağmurlama sulama yönteminden kaçınılmalıdır.

  • Dişi ve erkek çeşitleri vardır.1 erkek fidanını yanına 10 dişiye kadar dikilebilir.

    Sipariş adedinize göre gerekli sayıda erkek kivi gönderilmektedir.

    Erkek kivi fidanları ayrıca ücrete tabidir.

    Kivi yetiştiriciliğinin yapılabileceği alanlar kışları ılık, yazları sıcak ve nemli yörelerdir.

    Baharda tomurcukların sürmesi ile birlikte oluşan genç sürgünler dona karşı çok hassastır.

    Genel olarak kivi, derin ve süzek olan, kireçli olmayan topraklarda iyi sonuç verir.

    Ph'ı 5,5 - 7.6 olan topraklarda iyi yetişir.

    Kivi fidanı; Çelikle, Tohumla ve Doku kültürü ile üretilir. Ancak yaygın olarak kullanılan yöntem, çelikle üretimdir.

    Çelikle üretim için, kivi çeliği; kışın Ocak-Şubat aylarında, yazın ise 15-30 Temmuz tarihleri arasında olmak üzere iki farklı zamanda alınır.

    Çelikler 2-3 göz, yani 15-20 cm olacak şekilde hazırlanır.

    İklim

    Genel olarak kivi kültürünün yapılabileceği alanlar kışları ılık, yazları sıcak ve nemli yörelerdir. Yıllık ortalama sıcaklıkların yanında özellikle Mart-Kasım dönemini kapsayan gelişme dönemindeki sıcaklık toplamları da önemlidir. Bitkilerdeki gelişme faaliyet-leri 8 º C ve üzerinde olur Bunun altındaki sıcaklıklarda kök, sürgün yaprak çalışması durur. Genç bitkiler -4 º C ye yetişkinler ise -14 º C' ye kadar dayana-bilirler. Gelişme döneminde en uygun sıcaklıklar 10-30 º C arasıdır. Don olayları kivi yetiştiriciliğine en çok kısıtlama getiren etmenlerden biridir. Özelikle gözlerin sürmesi ve yapraklanmadan sonra olan don olayları bitkiye büyük zarar verir. İlkbahar geç donlarının olduğu ekolojilerde en uygun araziler güneye bakan, hafif meyilli arazilerdir.

    Toprak İsteği

    Kivi toprak yönünden oldukça seçici bir türdür. Ağır ve su tutan topraklarda gelişmesi düzenli olmaz çok kumsal topraklarda ise su düzeni zor sağlanır ve gelişme düzensiz olur.

    Genel olarak kivi derin ve süzek olan, kireçsiz topraklarda yetişebilir. Organik maddece zengin, PH' sı 5.5-7.6 arasında olan topraklar kivi yetiştiriciliğine elverişli topraklardır.

    Gübreleme

    Gübrelerin veriliş zamanı ve şekli çok önemlidir. Prensip olarak azotlu gübre-nin 2/3' ü bitki uyanmadan önce (Mart içinde), kalan 1/3'ü ise çiçeklenme sonunda (mayıs sonunda) toprağa verilmelidir. Azotlu gübre verilirken toprağın nemli olması gereklidir. Toprak kuru ve bitki susuz ise azotlu gübre verilmemelidir. Fosforlu ve potaslı gübreler. İse sonbaharda veya erken dönemde (Şubat içinde) bir defada ve toprağın 20-25cm derinliğine verilmelidir. Gübreler başlangıçta gövdeden 40-50cm uzağa ve daire şeklinde kök bölgesine verilir Yaş ilerledikçe daire çapı genişletilerek gübre uygulanır.

    Sulama

    Kivi kültüründe en kısıtlayıcı etmenlerden birisi su isteği ve düzenli sulama zorunluluğudur. Su yetersizliği durumunda yapraklar kıvrılır, sertleşir ve kenarlarda kurumalar başlar, yapraklar sarkar, meyveler küçük kalır, sürgünler yeterli uzunluğa ulaşamazlar. Alüvyal topraklarda, verim yaşındaki bitkilerde her gün veya gün aşırı 4-10 saat süre ile sulama yapmak gerekir. Mayıs-Eylül dönemindeki 5 aylık sürede su tüketimi oldukça fazladır. Bu yüzden bu dönemde yeterli miktarda su verilmelidir.

  • İklim İsteği

    Tüm turunçgiller gibi, mandalina ağaçlarının da en önemli isteği sıcak bir ortamda yetiştirilmektir. Bu ağacın yetiştiriciliğinin yapıldığı yerde sıcaklıklar -3, -4 derecenin altına düşmemelidir. -9, -10 derecenin altına düşen sıcaklıklarda mandalina ağaçları donup ölebilir. Dayanamayacağı en yüksek sıcaklıklar ise, 45 derece ve üzeridir.

    Toprak İsteği

    Tüm turunçgiller gibi, mandalina ağaçları da en iyi, bol humuslu, derin, süzek (suyu iyi akıntılı), kumlu-tınlı, tınlı ya da killi-tınlı topraklarda yetişir. İyice derine inen köklerinin oksijen gereksinimi fazla olduğundan, mandalina ağacı kesinlikle ağır topraklarda yetiştirilmemelidir. Taban suyunun da genelde toprak yüzeyinden 1,5 m. kadar altta olması istenir. Aksi takdirde toprakta iyi bir drenaj yapılması gerekir. Toprağın kireç oranına karşı da duyarlı olan mandalina ağaçları için en uygun toprakların pH'ı 5,5-6 olmalıdır.

    Sulama

    Tüm turunçgiller gibi mandalina ağaçlarının yıllık su gereksinimi de toprak tipi, iklim ve ağacın gelişimine bağlı olarak 800-1.200 mm. arasında değişir. Sulama dönemi olan nisan ayının ortasından ekim ortalarına kadarki 7 aylık sürede, havaların kurak ve sıcak olduğu zamanlarda, ağaçlara 600-700 mm. kadar su verilmesi gerekir.

    Gübreleme

    Tüm turunçgiller gibi, hep yeşil yapraklı mandalina ağacı da topraktan çok fazla besin maddesi kaldırdığından gübreye gereksinimi de çoktur. Ağaçlara, bulunduğu ortam, yaş ve gelişmelerine uygun ve dengeli gübreleme yapmak için bütün bu faktörlerin ortak etkisini ortaya koyan yaprak ve toprak analizleri uygulanmalı; buna göre verilecek azotlu, fosfatlı ve potaslı kompoze fenni gübre miktarları saptanmalıdır. Ayrıca eksikliği duyuluyorsa magnezyum, demir, mangan ve çinko da verilir. Mandalina ağaçlarına bu mineral gübrelerden başka, 2-3 yılda bir, iyi yanmış çiftlik gübresi verilmesi de yararlı olur.

  • Limon (Citrus × limon); yıl boyunca büyümeyi sürdüren, kışın yapraklarını dökmeyen küçük bir ağaç türüdür.

    Limonun anavatanı kesin olarak bilinmemektedir. Ilıman iklime sahip bütün memleketlerde kültür şekilleri yetiştirilen yaprak dökmeyen, uçucu yağ taşıyan bu küçük ağaçların meyveleri ülkemizde çok sevilir. Ege ve Akdeniz gibi bölgelerde neredeyse her evin bahçesinde bir limon ağacı bulunur. Meyve öncelikle suyu için kullanılır, eti ve kabuğu Aşçılık ve fırında pişirmede kullanılır. Limon suyu yaklaşık % 5 asittir. pH değeri 2 ila 3 arasındadır. Kolaylıkla elde edilebilen asit bilimsel eğitim deneylerinde kullanılır.

    Sağlığa Yararları

    Bazı kaynaklar limonun flavoroid bileşimlerini içerdiğini ifade ederler. Bunlar antioksidan ve anti-kanser donanımlarına sahiptir.Bunlar kanser hücrelerinin büyümelerini önler.Limonda bulunan Limoninler ayrıca anti-kansorejen olabilirler.Yüksek miktarda C Vitamini içermesinden dolayı limon Alternatif tıp da tiyo olarak verilebilir.Tonik olarak Gastrointestional tract sindirim sistemi ilacı,Bağışıklık sistemi ve deri için. Ayurveda uygulamalarında bir inanış vardır,bir fincan sıcak limon suyu ciğerleri temizler.Japonların Aromaterapi (alternaatif tıbbın bir çeşidi) deki çalışmalarında essential oil in buhar şeklinin farelerde stresi azalttığı görüldü.

© 2026 NEDİM FİDANCILIK